Obezite Nedir ?

Obezite Nedir

Modern yaşam..

Zamanın etki ve sonuçlarını her zaman keskin sonuçlarla göremeyiz ama hissedebiliriz. İnsanlık, tarih boyunca hep gelişim ve değişime uğramış buna bağlı olarak yeni yaşam şekillerimiz oluşmuştur. Modern teknoloji çağı her ne kadar hayatımızı kolaylaştırmış olsa da çok daha artan zorlukları beraberinde getirmiştir. Bunlardan biri de diyet ve egzersizle, hatta cerrahi tedavi ile çözülemeyen bir sorun olan obezitedir. Zamanın bu kadar kıymetli olduğu bu çağda, giderek artan yanlış beslenme alışkanlıkları yağ dokusu artışıyla yaşam süresini olumsuz etkilemektedir.

Sizin için hazırladığımız bu yazıyı keyifle okumanız dileğiyle…



Obezite Nedir?

Obezite NedirObezite halk arasında yaygın olarak kullanılan adıyla şişmanlık olarak bilinir. Bir diğer yaygın olarak kullanılan morbid obez terimi ise aşırı yağ birikimi ve yağlanmanın fazla olması ile beraberinde insülin direnci ve tip iki diyabet riski, kalp yetmezliği gibi kalp ve damar hastalıklarına yol açar. Dünya sağlık örgütü vücut kitle indeksi terimini ortaya atarak, insan sağlığını bozacak ölçüde fazla yağ birikimini sınıflandırmıştır. Besinlerle alınan yağların aşırı birikmesi ile beden ve ruh sağlığımız olumsuz etkilenmekte, yani fazla kilolu olmak hayatımızda yer alan aşırı yağ ve sağlanamayan kalıcı kilo ile pek çok olumsuz etki yaratmaktadır.

İhtiyacımız olandan fazla tüketilen tüm besinler yağ dokuda birikirler. Bilinmelidir ki yağ dokusu yalnızca depo değil aynı zamanda hormon salgılayan bir kaynaktır. Bu salgılar iştahı giderek artırır obezitenin ağırlaşmasına ve doyma sınırının artmasına neden olur. Aşırı yağ birikimi ve bel çevresi artışı beraberinde morbid obezite oluşturmakta; KOAH, uyku apnesi gibi göğüs hastalıkları sorunları, Tip iki diyabet veya halk arasındaki adıyla şeker hastalığı, kalp ve damar hastalıkları, yüksek tansiyon ve sonucunda kalp krizi gibi hayati öneme sahip tehlikelere yol açar. İnsülin direnci, özellikle kalp ve damar bozuklukları başlatan bir hastalıktır. Kilo verimi ile erken önlem alınması kişiyi bir çok hastalıktan kurtaracaktır.

Obez bireylerde normal kilolu insanlara oranla diyabet, yüksek tansiyon, kalp krizi ve kalp yetmezliği, uyku bozuklukları ve uyku apnesi, nefes darlığı, reflü, depresyon, adet düzensizlikleri ve kısırlık, eklem hastalıkları, polikistik over sendromu, safra kesesi taşı, beyin damar hastalıkları, meme ve prostat kanseri gibi bazı kanserler, kolesterol yüksekliği gibi birçok hastalıkta yaygın olarak risk artışı olmaktadır. İnsülin direnci diyabete, östrojen direnci de polikistik over sendromuna yol açar. Bu durumda obezite nedir sorusuna bir dizi hastalıklar eşlik eden önemli bir halk sağlığı problemi diyebiliriz.


Obezitenin Nedenleri?

Obezitenin NedenleriVücut ağırlığının önemsenmediği asırlar öncesine gidelim mesela. İlk insanları düşünelim. Avlanarak, av olmaktan kaçarak, saklanarak, savaşarak yani insanoğlunun bel çevresini dert etmeden yaşadığı dönemleri.. Atalarımız doğal besinlerde yer alan taze pek çok protein, vitamin ve mineraller tüketiyorlardı. Bu sayede obezite ile fazla kilo gibi bir dertleri de olmuyordu. Aslında sağlıklı yaşam ile ilgili olan, günümüzde diyet ve spor adı verilen uygulamaları yaptıklarını bilmiyorlardı. Fakat son yıllarda farkettik ki var olan yeni yaşam koşulları; Fazla kilolu olmak, çeşitli kronik hastalıklar, kalp damar hastalıkları, tansiyon, tip iki diyabet yani şeker hastalığı, diyet, spor gibi terimleri yaşantımızda daha fazla görmemize neden oldu. Tüm bunların yol açtığı aşırı yağlanma, bel çevresi, kalıcı kilolar, estetik kaygılar insanların yeni var olan ve bunun için tedavi edilmesi gereken bir sorun yumağı haline geliyordu.

Yaşam koşulları değiştikçe beslenme alışkanlıklarımız değişiyor, uzun vadede dünyada fazla kilolu ve mutsuz pek çok kişi artık daha sağlıksız olarak yaşamına devam ediyor. Peki gerçekten obezite nedir? Neden artık tedavi edilmesi gereken bir hastalık olarak kabul ediliyor.

Yoğun iş hayatı ile birlikte giderek artan yanlış beslenme alışkanlıkları, fazla yağlı hazır gıdalar, katkı maddesi içeren yapay besinler, hareketsiz yaşam, çeşitli ilaç ve tedavi uygulamaları sonucu oluşan yağ dokusu artışı, obez kişilerde insülin direnci gibi yandaş hastalıkların giderek yaygınlaşan bir sorun halini almasına neden olmuştur. Buna bağlı olarak obezite tedavisi ile eşlik eden diyabet riski gibi hastalıkların uzun süre tedavi edilmesi gereken ve sağlıklı yaşam sürebilmek için gerekli maliyetlerin fazla olması, dünya sağlık örgütü gibi kuruluşları obeziteyi önleyen kararlar almaya itmektedir.

Hemen her yaşta insanı etkileyen bu yeni dünya problemine neden olan obezite ve obezite ile ilgili hastalıklar, tedavisi nasıl yapılır sorusunu akla getirmiş ve obeziteyi önleyen yeni tedavi yaklaşımlarının ortaya çıkmasına neden olmuştur. Yani artık obeziteye başlı başına bir hastalık gözüyle bakılmaktadır. Önemli bir halk sağlığı problemi olan obezite; Obezite tedavisi ve obezite tedavisinde yer alan sektörleri harekete geçirmiş, bu şirketler milyar dolarlık şirketler halini almıştır. Obezite tedavisi nasıl sağlanır, tedavisi nasıl yapılır sorusu en çok kar getiren sorulardan biri olmuştur. Genel cerrahi ve cerrahi tedavi yaklaşımları; Robotik cerrahi, laparoskopik cerrahi gibi teknolojileri yalnızca safra kesesi ameliyatlarında değil, yanı sıra vücut kitle indeksi yüksek obez bireylerde kilo kaybı sağlayan ilgili tüm alanlarda da çalışma yapmaya itmiştir.


Obezite Cerrahisi

Obezite cerrahisiMorbid obezite tedavi edilmesi gereken bir hastalıktır. Peki tedavisi nasıl yapılır? İşte bu noktada diyet ve sporla sonuca ulaşamayan fazla kilolu insanların uzun dönemde fazla kilolarından kurtulması için çeşitli genel cerrahi cerrahi tedavi yöntemleri uygulanmaktadır.

Obezite tedavisinde gelişen teknoloji ile birlikte uzun dönemde etkili kilo verme cerrahi tedavi ameliyatları keşfedildi. Belirli organlar için özel ameliyat malzemeleri üretildi. Beslenme ve diyet tedavisinden fayda görmeyen hastalar için robotik cerrahi gibi yeni bölümler oluştu. Robotik cerrahi obeziteyi önleyen ameliyatlar için yaygın olarak kullanılmaya başlandı. İyi merkezlerde deneyimli cerrahlar tarafından yapılan obezite ameliyatlarının safra kesesi ameliyatları gibi diğer laparoskopik ameliyatlardan risk açısından farkı yoktur. Bu ameliyatlarda dünya sağlık örgütü ve çeşitli sağlık kuruluşları tarafından onaylı insan sağlığını etkilemeyen malzemeler kullanılmaktadır.


Obezite Cerrahisi Yöntemleri

obezite cerrahisi yöntemleriMide balonu, kelepçe gibi riskli ve geçici kilo kaybı yapan yöntemler yerine obezite ameliyatları uzun vadede kalıcı kilo kayıplarında ciddi bir rol oynamaktadır. Bunların bazıları sleeve gastrektomi, gastrik bypass ve mini gastrik bypass ameliyatlarıdır. Mide balonu, mide kelepçesi gibi riskli ve geçici kilo kaybı yapan yöntemler artık tercih edilmemekle beraber, geçmişte sıklıkla yapılan gastrik bypass ameliyatları da eskimeye yüz tutan operasyonlardandır. Genel cerrahi uzmanları önemli bir halk sağlığı problemi olan obezite tedavisinde uzun vadede zararsız olan SLEEVE GASTREKTOMİ, halk arasında mide küçültme veya tüp mide ameliyatı olarak bilinen uygulamayı tercih etmektedir. Bu ameliyat ile geniş olan mide küçültülüp az yiyerek erken doyma sağlanmaktadır. Sonuçta beyin tarafından yönetilen hormonlar tokluk durumuna ayarlanmakta, bu sayede elde edilen etkili kilo verme sonucunda hastalar kronik rahatsızlıklarından (şeker hastalığı, tansiyon, göğüs hastalıkları) yüksek oranda kurtulmaktadır. Obezite cerrahisi sonrası, obez kişilerde (vücut kitle indeksi 30 üzeri) görülen hastalıklardaki risk oranı normal sağlıklı kişilerle benzer seviyelere inmektedir. Sleeve gastrektomi ameliyatı günümüzde yaygın olarak uygulanmakta olup obeziteye neden olan birçok hastalığın iyileşmesinde etkili bir yöntem olarak önemli bir ameliyat haline gelmiştir. Bu ameliyatların yapılabilmesi için belirli kriterler vardır. Bu kriterleri dünya sağlık örgütü, amerikan bariyatrik cerrahlar derneği vb. kuruluşlar belirlemekte olup mevcut kriterler zamanla değişebilmektedir. Tüm diğer tekniklere de göz atacak olursak:

Mide balonu: Mide içine yerleştirilen ve mide balonu adı verilen vücut için yabancı bir maddedir. Midenin hemen hemen üçte birini kaplayacak şekilde içeriden şişirilerek mide içinde gıda varmış hissi yaratıp az yemek yenmesi amaçlanır. Geçici bir çözümdür. Mide balonunun belirli bir süre içerisinde dışarı çıkarılması gerekir. Çıkarıldığında hastalar eskisinden daha fazla kilo alma durumuyla karşı karşıyadır.

Mide kelepçesi: Midenin çevresine geçirilen silikon bir yüzük gibidir. Silikon yüzüğün karın cildine uzanan bir bağlantısı vardır o bağlantıdan şişirilip indirilerek gevşetip sıkılabilir. Mideyi sıkıştırarak erken doyma sağlanması amaçlanmıştır. Mideyi delme riski yüksektir. Vücut için yabancı madde olmasından dolayı belirli süre sonra çıkarılması gerekir. Çıkarılırken genelde mideye çok fazla yapışmış olur ve zarar verebilir. Günümüzde neredeyse hiç tercih edilmeyen bir yöntemdir.

Gastrik bypass: Midenin üst yarısının bölündüğü ve ince bağırsaklardan da bir kısmının ekarte edilerek tekrar mideye bağlandığı bir yöntemdir. Gastrik bypass ile bağırsakların bir kısmını kullanışsız hale getirilip sindirimin daha hızlı ve tam tamamlanmadan vücuda az kalori girmesi hedeflenmiştir. Eskiden bilinen ve çok sık kullanılan bir yöntemdir. Günümüzde sleeve gastrektomi ameliyatının revizyonu yani tekrar kilo alan hastaların ikinci ameliyatı olarak revize edilmiş gastrik bypass yapılabilmektedir. Çoğu ülkede sadece bu ameliyat yapılmaktadır çünkü önceden bilinen bir yöntemdir. Sleeve gastrektomi ameliyatıyla kıyaslarsak ömür boyu ek vitaminler gibi ilaç kullanmayı gerektirir. Bağırsak emilim sıralaması değişmektedir. Bir çok önemli besinin emilimi yapılamadığından hastalar daha sağlıksız gözükmektedir. Yine reflü şikayetleri daha fazladır.

Beslenme ve diyet uygulamaları yetersiz kaldığında ortaya çıkan obezitenin kişide yarattığı risk durumunu değerlendirmek ve uygun tedavi yaklaşımı belirlemek amacıyla vücut kitle indeksi yada beden kitle indeksi (BMI, VKI, BKİ ) sınıflaması kullanılır.

Morbid obezite vücut kitle indeksi veya beden kitle indeksinin 40’ın üzerinde olması veya diyabet hipertansiyon gibi yandaş hastalık varlığında 35’in üzerinde olması durumudur. Bu kişiler mevcut riskler nedeniyle obezite cerrahisinden fayda görürler. Obezite cerrahisi fazla kilolar, yüksek tansiyon, diyabet, solunum problemleri, karaciğer yağlanması , metabolik sendrom, yanlış beslenme, damar hastalıkları vb. hastalıkların iyileşmesinde beslenme ve diyet uygulamalarından fayda görmemiş kişilerde uzun vadede çok etkili bir yöntemdir.

Beden kitle indeksi kişinin kilosunun boy uzunluğunun karesine bölünmesiyle elde edilir. Örneğin 1.70 boyunda 120 kg olan bir kişinin beden kitle indeksi

120 / 1.70×1.70 = 41.5 olarak hesaplanır.

Beden kitle indeksinizi hesaplayın.

Kısacası obezite artık cerrahi olarak tedavi edilebilen bir hastalık olarak kabul edilmektedir.  Bu konuda yardıma ihtiyacınız olduğunda iletişim bölümünden bize ulaşabilirsiniz.

Op. Dr. Tufan Ergenç

Obezite Cerrahisi ve Metabolik Cerrahi

İletişim: +905320137577

 

BEDEN-KİTLE İNDEKSİ              SINIFI
    18,5 kg/m2 altı             Zayıf
    18,5 – 24,9 kg/m2            Normal
    25 – 29,9 kg/m2         Fazla kilolu
    30 – 39,9 kg/m2       Obez (şişman)
    40 kg/m2 üzeri        Morbid obez

Bilgi Almak İçin İletişime Geçin

Bize Hemen Ulaşın

+90 532 013 75 77